1994 yılında kurulan, okumak isteyen ama durumu el vermeyen ailelerin çocuklarına, eğitim hayatları boyunca her türlü desteği vermek amacıyla kurulan TOÇEV’in Proje Müdürü Dilek Ültanır bu ayki konuğumuz...
Bize TOÇEV’den ve kendinizden bahseder misiniz?
TOÇEV 1994 yılında “Okumak Her Çocuğun Hakkıdır” diyerek yola çıktı. Maddi durumu yetersiz ama okuma isteği olan çocuklarımızın eğitimlerine devam edebilmelerini sağlamak temel hedefimiz. Kimi zaman rahat şartlarda okuyabilmeleri, kimi zaman eğitimlerine hakkettikleri şekilde devam edebilmeleri, kimi zamansa gelişimlerinin daha bilinçli olabilmesi için onlara eğitim imkanları sağlamaya çalışıyoruz. 16. senemizde 10. Ulusal proje ile üç milyon çocuğa ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. 6 yıldır TOÇEV bünyesinde Proje Müdürü olarak görev yapıyorum. Turizm sektöründe çalışırken ülkemizin en temel sorunun eğitim olduğunu fark ettim. Yolum TOÇEV’le kesiştiğinde eğitimin neden bu kadar değerli olduğunu daha iyi kavradım. Tam bir gönüllülük ruhu ile sorumluluklarımızı yerine getirmenin iyi bir ekip olmaktan geçtiğini artık çok iyi biliyorum. Çocuğa hizmet etmenin mutluluğu her şeye değer!
TOÇEV çatısı altında şu anda devam eden projelerinizden bahseder misiniz?
Son beş senedir oldukça yoğun bir şekilde saha çalışmaları yürütüyoruz. Türkiye’nin hemen her yerine projelerimiz için gittiğimizde farklı ihtiyaçların da farkına varıyoruz. Dolayısıyla proje sayımız, ülkemizin ihtiyacı doğrultusunda ilerliyor. Projelerimizde TOÇEV olarak çocuklarımıza farklı bir anlatım tarzı ile görsel destekli yaklaşımı tercih ettik. TOÇEV Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu’nun interaktif, eğlenceli gösterileri ve hazırladığımız workshop’larla akıllarında daha kalıcı izler bırakmayı planladık. Proje sürecinde fark ettik ki; geleceğimiz için güzel şeyler inşa etmeye çalışırken yüreğini koyan halkımız, gönüllülerimiz, sponsorlarımız ve devletimiz ile birlikte tek bir yürek olduk. Bu duygu ile bizler, bugün olduğu gibi iyi bir şeyler yapmanın huzurunu yaşıyor, büyük bir enerji ile yolumuza devam ederken yeni projelere katkıda bulunmayı sürdürüyoruz.
Probil’in de desteklediği TOÇEV’in “Bir Şey Değişir Her Şey Değişir” projesinin kapsamını bize anlatır mısınız?
2006 – 2007 eğitim yılında eğitim olanakları maddi açıdan kısıtlı çocuklara bir yıllık kırtasiye ihtiyaçlarını karşılayan çantalar ulaştırmayı hedefledik. Hedef; 13 ilde 10 bin çocuğa ulaşmaktı. 2 aylık proje süresince gelen desteklerle 20 ilde 17 bin çocuğa ulaştık. Projemizin 2. ayağını oluşturmamıza vesile olan 20 ildeki 17 bin çocuk profiliyle, “Bir Bot, Bir Mont” diyerek yolumuza devam edelim istedik. Projemizin 3. ayağı ile çocuklarımıza karne hediyesi olarak “kitap ve oyuncak seti” göndererek, onları sevindirmeye devam ettik. Yaklaşık 10 bin çocuğumuza “kitap ve oyuncak seti” dağıtarak, hayallerinin büyümesini sağlamaya çalıştık. Bugüne kadar toplam 65 bin çocuğumuza bu üç temel ihtiyacı götürdük. Şimdi yine farklı destekçilerimiz ile çocuklarımızı sevindirmeye devam ediyoruz. Probil, projemizin başından beri en büyük destekçimiz, sosyal sorumluluk bilinci ile hareket eden kocaman bir aile… Bu proje için çok güzel çalışmalar yapıyorlar. Kendi içlerinde düzenledikleri tiyatro oyunu ile hem sahnede büyük bir cesaret örneği sergiliyor, hem de çocuklarımız için bu aktivitelerle fon yaratıyorlar. Çalışmaları ve sosyal sorumluluk bilinci ile örnek kurumların başında olduğunu söyleyebilirim.
Çok sayıda proje ile Türkiye’nin neredeyse dört bir yanını gezdiniz ve belki de milyonlarca anı biriktirdiniz. Bunlar arasından hiç unutamadığınız birini bizlerle paylaşır mısınız?
Kahramanmaraş’ın uzak mı uzak bir köyünde okul açılışına gitmiştik. Okulda açılışı yaparken elime bir not sıkıştırıldı. “Ben okumak istiyorum, lütfen bana yardım edin” yazıyordu notta. “Ben Serve” diye adını yazmış ama utancından okul bahçesinin duvarına saklanmıştı.
Öğretmenler vasıtası ile Serve yi bulup yanına gittim. “Okumak istiyorum abla” dedi, ama dedem göndermiyor. Evde oturup bir zaman sonra da evlenmemi söylüyor. Ama Serve hemşire olmak istiyordu. Dedesi ikna edilse bile köyünde okulu olmadığı için ve yurt bulamadığı için eğitimine devam edemediğini söyledi. Okul açılışı olduğu için Milli Eğitim Müdürü aramıza katılmıştı. Konuyu kendisi ile paylaştım. Muhtardan annesini çağırmasını istedik. Serve olacakları uzaktan izlerken yerinde duramıyor, heyecandan olduğu yerde zıplıyordu. Konuşmalarımız sırasında Milli Eğitim Müdürü yurt konusunda endişe etmemesi gerektiğini yeter ki okumak istesin ne gerekiyorsa yapabileceğini söyledi.
Ardından amca, dede, anne ile anlaşılarak Serve’nin eğitimine devam etmesi sağlanırken, o köyde bulunan ve okumak isteyen tüm çocuklarımız için aynı şekilde destek olundu. Güzel haberi alan Serve sevinçle boynuma sarılırken ikimizin gözünden de mutluluk damlaları dökülüyordu. Okul açılışı için gittiğimiz köyden yeni ışıklar yakarak ayrıldık. Mutluyuz, dedi tüm ekip sadece mutluyuz…
Anılarımızı kitaplaştırmak amacındayız. Gittiğimiz saha çalışmalarında çocuklar tarafından elimize tutuşturulan mektuplar bize çocuk dünyasından çok daha fazlasını anlatıyor. O çocuklarla karşılaşıp bunu yürekten hissetmeyecek ve onun sorumluluğunu duymayacak “insan” olamayacağına inanıyorum.
Projelerinizi sürdürdüğünüz okulları, bölgeleri nasıl seçiyorsunuz?
Yaptığımız çalışmaların en büyük destekçisi Milli Eğitim Bakanlığı. Öncelikle planladığımız çalışmayı Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaşıyoruz. Ardından gideceğimiz doğru noktalara, okullara, çocuklarımıza Milli Eğitim Müdürlükleri’nin yönlendirmeleri ve yaptığımız keşiflerle ulaşıyoruz.
Projelerinizi yürüttüğünüz okullarda öğrencilerin eğitimlerine devam etme istekleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Ailelerin bakış açıları nasıl?
Yürüttüğümüz projelerle birlikte hem çocuklarımızda okuma isteği artıyor, hem de ailelerin çocukların okuması yönünde bilgi ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyoruz. Proje kapsamında olmasa bile uygulama sürecinde buna çok özen gösteriyoruz. Sahaya gittiğimizde çocuklarımıza hayal kurmalarını söylüyoruz, onların karşısında doğru bir rol model oluyor, eğitim süreçleri boyunca hedeflerine koşmalarını öğütlüyoruz.
Türkiye’de sosyal sorumluluk bilinci hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sosyal sorumluluğun karşılığı olma çabasında bir kurumuz. Her an gelişiyor ve öğreniyoruz. Öğrendiklerimizi en yaygın anlamda paylaşıyoruz. Misyonumuz, sosyal sorumluluğun toplumsal gelişim ve kalkınmamızda, daha insanca yaşayabilmemizde bir görev değil, bir sorumluluk olduğu bilincini yaygınlaştırmak… Sosyal sorumluluğun toplum da yeterli karşılığını bulma çabası içindeyiz.
Size göre son yüzyılın en önemli icadı nedir?
Einstein’in izafiyet kuramı tüm buluşlara kaynaklık etmiştir ve yüzyılımızda gerçekleşen tüm icatların ana kaynağıdır.
“Keşke ..... icat edilseydi de hayatımızı kolaylaştırsaydı” dediğiniz bir şey var mı?
Gelişen tüm eğitim ve bilişim teknolojisinin her çocuğumuza ulaşmasını isterdim.
Eklemek istedikleriniz?
TOÇEV bünyesinde çok sayıda çocuğumuzun okuma hakkını kullanabilmesi için “Manevi Aile” desteğiniz çok değerli olacaktır. Ulaştığımız her ilde, dokunduğumuz her çocukla aramızda köprü oluşturarak, ilişkimizi koparmamaya çalışıyoruz. Türkiye’nin aydınlık geleceğinin, çocuklarımızın alacağı eğitimle sağlanacağının bilinciyle, yurdumuzun en ücra köşelerine bile hizmet götürmeye, eğitim şartlarını düzeltmeye ve hak ettikleri şekilde eğitim almalarını sağlamaya çalışıyoruz. “ Bir ülkenin geleceği, o ülkenin insanlarının alacağı eğitime bağlıdır.” Biz bu bakış açısıyla, destekçilerimiz ve sponsorlarımız yanımızda olduğu sürece ilerlemeye, eğitimli, sağlıklı ve bilinçli nesiller yetişmesine katkıda bulunmaya söz veriyoruz.
TOÇEV’e nasıl destek olabilirsiniz?
Çocuklarımız için yapılan aylık aktivitelerde küçük sponsorluklara ihtiyacımız bulunmaktadır. Örneğin; çocuklarımızın aktivitelerini gerçekleştirmek için mekan ve ulaşım sponsorluğu gibi… Tüm destekler bizim için çok değerlidir. Dileyen herkes, http://www.tocev.org.tr adresinden veya (0212) 282 89 16 numaralı telefondan bize ulaşarak neler yapılabileceği konusunda bilgi alabilir. Çocuklarımızın daha iyi eğitim alarak gelişmeleri için bize katılabilirsiniz.
Projelerimiz
Tiyatro eğitimi ile verdiğimiz projeler
1. AstraZenaca sponsorluğunda “ ilk Yardıma, İlk Adım” projesinde Yibo (Yatılı ilköğretim Bölge Okulları) larda ilk yardımı bilinçlendirme eğitimi,
2. Kipa ve Unilever sponsorluğunda “Yarının İzleri” ile küresel ısınma farkındalığı,
3. Scotch Brite sponsorluğunda “Temiziz” ile temizliğin hayatımızdaki önemi ,
Dağıtım Projelerimiz
4.“Bir Şey Değişir, Her Şey Değişir “ ile her sene kırtasiye malzemesi, bot-mont, karne hediyesi, kitap ve oyuncak gönderimi yapıyoruz.
5. Sana sponsorluğunda “İyi beslenmek, İyi Gelecek “ ile ihtiyacı olan ailelere gıda dağıtımı yapıyoruz.
6. “Paylaşmayı Seven Parmak Kaldırsın” ile çocuklarımıza kitap hediye ediyoruz.
7. Colgate sponsorluğunda “Parlak Gülüşler, Parlak Gelecekler” ile bir milyondan fazla çocuğumuza ağız ve diş sağlığı eğitimi veriyor, diş fırçası ve diş macunu dağıtıyoruz.
Onarım projelerimiz
8. “Yaşasın Okulumuz” ile 200 köy okulunun onarımını gerçekleştirdik.
9. Çelebi Holding sponsorluğundaki “Evimdeyim” projesinde, 50 öğretmen lojmanının onarımı için yola çıktık.
10. “Günebakan” projesi ile Yibo’larda sanat atölyeleri kuruyoruz.
En büyük hedefimiz, projelerimizin çocuklarımızın ihtiyaçlarının karşılığı olması… Projelerimizde ve tüm faaliyetlerimizde asıl öznemiz çocuk; fakat çocukla birlikte anne-baba ve diğer aile bireylerinin de “çocuğun” yararına bir duruş edinebilmeleri temel hedeflerimiz arasında bulunuyor.
