Mehmet Auf: Değişen müşteri beklentilerini ve gelişen teknolojiyi doğru noktalarda kesiştirebilmek hiç de kolay değil (Ağustos 2009) 
 
 

Tüm Türkiye sizinle  TV dizileri sayesinde tanıştı. Profesyonel iş dünyasında ise verdiğiniz eğitimlerle tanınıyorsunuz. Zaman içerisinde mühendis, öğretim görevlisi,  yazar, yönetici, senaryo danışmanı, senarist,  oyuncu ve eğitmen Mehmet Auf’lar görüyoruz. Çok yönlü kişiliğiniz nasıl gelişti ve bunların arasından seçim yapmanız zor olmadı mı? İleriye dönük hedefleriniz nelerdir?

ODTÜ Makine Mühendisliği’nde okurken, farklı konularla da ilgilenmekten mutluluk duyacağımı fark ettim. O zamandan beri, sürekli kendimi geliştirmeye çabaladım. İki farklı alanda yaptığım yüksek lisans ve hayatın getirdiği beklenmeyen fırsatlara cesaretle yaklaşmam, beni bugüne kadar getirdi. İşin doğrusu, neredeyse 20 senedir aynı heyecanla süregelen eğitimci yönümüm kariyerim süresince devam edeceğine eminim. Ayrıca her eğitim aslında tek kişilik bir oyun olarak da düşünülebilir. Bununla birlikte eğitim filmleri de çeken bir firmamız var. Her eğitim filmi bana senaryo yazma konusunda bir fırsat sunuyor.
Sonuç olarak, sevdiğim işleri yapma konusunda ısrarım devam edecek gibi görünüyor. Bir de, şu anda 3 olan kitap sayımı üç yıl içerisinde 5 e çıkarmak gibi bir hedefim de var.

Davranış bilimleri konusundaki eğitim ve danışmanlık faaliyetlerinizden bahseder misiniz? Uzaktan eğitim ile ilgili görüşleriniz nelerdir? Enocta ile yollarınız nasıl çakıştı?

14 yıldır devam eden süreçte, 50000’in üzerinde katılımcı ve 100’ün üzerinde kurumla birlikte çalışma fırsatı buldum. İçinde insan ilişkileri olan iş ve sosyal hayat içerisindeki her durum ilgimizi çekiyor. Bu bazen satış, bazen müşteri ilişkileri, bazen zor insanlarla başa çıkma, bazen de mutluluk olabiliyor. Yani, eğitimlerimiz zamana ve ihtiyaca göre şekilleniyor.
Uzaktan eğitim ise, kitlelere ulaşabilmek adına çok heyecan verici bir metot, modern teknolojinin ve çağın olmazsa olmazı. Özellikle alışılagelmiş eğitim metotlarıyla da birleştirilince sağladığı faydalar saymakla bitmiyor. Ayrıca gelişen teknoloji sayesinde yeni çözümler üretme konusunda çok fazla açılım olanağı sunuyor. Sonuç olarak, uzaktan eğitim herkesi ilgilendiren bir konu.
Enocta ile yollarımız ADS ile yapılan çözüm ortaklığı zamanında kesişti. Enocta’nın sektörde öncü olması, vizyonu ve deneyimli ekibi birlikte çalışmamızı kolaylaştırıyor.  
 
Türkiye'de bilişim sektörünü ve gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?  Günümüz CIO’larının şirketlerin stratejik yönetimindeki artan rolleri konusunda neler düşünüyorsunuz?

Bilişim sektörünü bütün diğer sektörlerin varlığının ve gelişmesinin temeli olarak görüyorum. İyi CIO’lara sahip şirketlerin müşteri beklentilerini aşabilmek ve fark yaratabilmek adına şansının daha fazla olduğuna inanıyorum. Değişen müşteri beklentileri ve gelişen teknolojiyi doğru noktalarda kesiştirebilmek hiç de kolay değil. 

İş- özel hayat dengesini kurabildiğinizi düşünüyor musunuz? (Evetse bunu nasıl başarıyorsunuz?)

Hayatıma yön veren ana stratejim “denge” dir. Gerek sosyal gerekse iş hayatında artıları eksileri, sevinçleri hüzünleri, başarı ve başarısızlıklara dengeli tepkiler vermeyi öğrenmek için çalışıyorum. Aynı mantık çerçevesinde dönemsel önceliklerimi belirleyip iş-özel hayat dengesini bozmamaya gayret ediyorum. Burada anahtar kelimenin “dönemsel” olduğunu düşünüyorum.

Tatillerinizi nasıl geçiriyorsunuz? En son gittiğiniz seyahati bizimle paylaşır mısınız?

Kısa da olsa yurtdışı tatillerini, gerçek anlamda iş ile bağlantımı kesebilmeyi becerdiğim için,  tercih ediyorum. Ayrıca değişik kültürlerin, mekanların ve insanların bakış açıma getirdiği yenilikler ve yaratıcılığı arttırmasından çok hoşlanıyorum.

Size göre son yüzyılın en önemli icadı nedir?

Bilgiye ulaşımı kolaylaştıran ve iletişimi arttıran yeni teknolojilerin hayatımızı çok hızlı etkiledikleri ve değiştirdiğini düşünüyorum. Birçok artıların yanı sıra, aşırı hızın insanın dengesini bozduğuna inanıyorum. İnsanların ruhsal olarak daha huzursuz ve doyumsuz hale gelmelerinde bu hızlı değişime ayak uydurmakta zorlanmalarını gözlüyorum. Hayatımızı kolaylaşırken seçeneklerimizin de artmasının, karar vermekte zorlanmamıza ve mutsuz olmamıza neden olmasından endişe ediyorum. 

“Keşke ..... icat edilseydi de hayatımızı kolaylaştırsaydı” dediğiniz bir şey var mı?

Kişinin kendine ve sosyal çevresine daha fazla zaman ayırmasını sağlayacak her türlü icadın sonuna kadar arkasındayım…

Eklemek istedikleriniz?

Bu söyleşi için çok teşekkür ederim…

Zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz...

 

Simternet