Robert Kolej Bilgisayar Eğitim Bölümü Başkanı Colin Edmonds ile YİBO Topluma Hizmet Projesi'ni dinlemek için buluştuk, laf lafı açtı...
Robert Koleji YİBO Topluma Hizmet Projesi’nden bahseder misiniz?
Robert Koleji 2006 senesinde “Community Involvement Project” kapsamında öğrencilere topluma hizmet projesi zorunluluğu getirdi. İlk yapıldığı sene ben öğrencilerimiz ile Robert Koleji’nin hemen yanında bir ilkokulda bilgisayar projesi üstlendim. Küçük çaplı bir şeydi, 2-3 tane bilgisayar verdik ama oradaki çocuklara okul sonrası eğitim veriyorduk. Geçen sene Muğla Köyceğiz’e 20 bilgisayar götürdük. Orada bir laboratuvar kurduk. Nefis bir zaman geçirdik. Çok keyifli bir proje idi. Bu sene de Rize Çayeli’ ne 15 kişi gittik. BDH’ ın yolladığı bilgisayarlarla bilgisayar laboratuvarı kurduk. Bir hafta boyunca çeşitli eğitimler verdik. Gittiğimiz ekipte 2 kişi bilgisayardan, 3 kişi spordan, 3 kişi de müzikten sorumluydu. Ben tarzımdan ve eğitim felsefemden dolayı biraz arka planda kalmayı tercih ettim. Bu çocukların projesi, ben gözlemci olarak gidiyorum. Problem çıkarsa onu çözmek üzere. Projedeki öğrencileri çok yakından tanımıyordum çünkü sadece hazırlık senesinde haftada 1 saat bilgisayar dersimiz vardı. Dolayısıyla onlarla yakından tanışma fırsatım oldu. Ben daha çok Çayeli’ ndeki yönetici ve de sorumlu öğretmenler ile iş yaptım.
Bu tür projelerin iki amacı vardır. Birincisi, gittiğiniz yerde destek olmak, bir şeyleri götürmek. Projenin ikinci amacı ise, bizim öğrencilere yönelik. Dış dünyadaki şartları görmeleri için.
Bize kendinizden bahseder misiniz?
1955 İstanbul doğumluyum. 1949 yılında annem ve babam bekâr olarak Türkiye’ ye gelmişlerdi. Burada tanıştılar, evlendiler. Annem Üsküdar Amerikan’da öğretmenlik yapıyordu. Babam Talas Amerikan Koleji ‘ndeydi. Benim çocukluğum Talas Kayseri’de geçti. 1959-60 senesinde İzmir'deydim. Orada İzmir Amerikan var. Hepsi aynı kurumun parçaları. İhtilalde İzmirdeydim. 60 – 61 senesinde İstanbul’a geldim. Rumeli Hisarüstü’de büyüdüm. Eski Robert Kolej Mahallesi. Lisede ve üniversitede yatılı olarak Amerika’ya gittim. Amerika’da okumak için 14 yaşımda tek başıma uçağa binip Amerika’ ya gittim. 1977’de üniversiteyi bitirdim ve Amerika’da 2 yıl daha kaldım. Fransız lokantasında aşçılık yaptım. Daha önce öğretmenlik sertifikasını almıştım. İngilizce bölümüne Robert Kolej’e müracaat ettim. 1979 senesinde başladığım Robert Kolej’de 33. senem olacak. Eşim Türk, oğlum ise çift vatandaş. İngilizce öğretmenliğini aşağı yukarı 4 - 5 sene yaptıktan sonra belki hatırlarsanız eskiden makaralı bantlı laboratuvarlar vardı. “Listen and Repeat After Me” tarzı. Yıl 84, Robert Kolej yeni teknolojiyi yakalayalım dedi. Ben İngilizce Bölümdeyim. Bölüm başkanı, “Kim bunu yapar?” diye sordu. Sıfır bilgisayar tecrübem olduğu halde parmak kaldırdım. “Ben üstlenirim bunu dedim” . Elimizde hiç program yok. Kaset üzerinden bantta kaydediyorsunuz. Yazın program yazdım kendim kendime öğrendim, hiç programcılık bilmiyordum. Benim sitemden alabilirsiniz. www.cedmonds.net
Daha sonraki yıllarda Network kurmak için de beni seçtiler. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir bilgisayar sertifikası aldım. Sertifika ile Robert Kolej (aracılığıyla) Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurdum ve Usta Öğretici Bilgisayar Öğretmen olarak işe başladım. Dolayısıyla İngilizce öğretmenliğinden Bilgisayar öğretmenliğine transfer oldum.
Birkaç sene boyunca bütün bilgisayar ve tüm sistemlerden sorumlu bir görevdeydim. Şu anda Robert Kolej’de Bilgisayar Eğitim Bölümü Başkanlığı yapıyordum.
14 yaşınızda kendi kendinize Türkiye’yi gezmişsiniz. Aileler Türkiye’ de çocuklarını bu kadar serbest bırakmıyorlar. Biraz bundan bahseder misiniz?
Bu konuda kendimi uzman saymıyorum ama Türkiye’ de oturuyorsam da kendimi bir yabancı olarak düşünüyorum. Türkiye’ den bahsederken biz desem de, eşim ile Türkçe konuşsak da kendimi Amerikalı sayıyorum. Dolayısıyla alışkın olduğum kültür Amerikan kültürüdür. Bizim öğrencilere gelince veliler bana güveniyorlar. Hakikaten çocuklarını 8 gün için bana teslim ettiler.
Müziğe olan ilginiz?
Gitar, mızıka çalıyorum. Şarkı söylüyorum. Seyircilerim öğrencilerim. Benim web siteme girerseniz orada bazı örnekler görebilirsiniz. Robert Kolej’in 10 yıldır yılda iki kere yaptığı “Lise live” da öğrenciler sahneye çıkıyorlar. Her seferinde 30 grup çıkıyor. Ben de hemen hemen her seferinde iki üç öğrenci ile birlikte sahneye çıkıyorum. Blues, folk, rock tarzı müzikler çalışıyorum.
Robert Kolej’e ilk geldiğimde 24 yaşındaydım. Bir ihtimal müzik ile hayatımı kazanmak istiyordum. Mazhar Fuat Özkan , Fikret Kizilok benim arkadaşlarım diyebilirim. Onlarla sahneye çıkmadım, beraber evde çalardık. Onların müziğini severim. Amerikan müzikten Bonnie Raitt diye bir kadın slide gitar çalıyor. Slide gitarda parmağınıza cam veya bir demir parçası takarsınız ve de basmaktansa kaydırarak slide yapıyorsunuz. O tarz müzik hoşuma gider. O aynı tarz müzik çalan Little Feat çok beğendiğim gruptur. Klasiklerden ise Beatles, Rolling Stones diyebilirim.
Bilgisayar bölümünü yönetmek dışında hayatınızda teknolojiden ne kadar faydalanıyorsunuz?
Yeterince değil. Son derece ilkel fakat işimi gören cep telefonum var. Zaten bütün gün yanımda bilgisayar var. Günde 12 saat bilgisayar kullanıyorum. Dolayısıyla bunu da taşımayayım diye bir bakış açısı var. Ama evde 7-8 tane bilgisayar var.
İnternetten alışverişi seviyor musunuz?
İlk Migros sanal market müşterilerindenim. Oğlum büyürken çok imdadımıza yetişti. Haftada iki defa Migros sanal market kapımıza gelirdi. Uçak biletlerimi, seyahatlerimi de internet üzerinden hallederim.
Tatillerde neyi tercih ediyorsunuz?
Kampingciyim ama eşim sevmiyor. Geçen sene gayet güzel bir denge bulduk diye düşünüyorum. Köyceğiz’ e gidip geldikten sonra o çevreyi tanıma fırsatım oldu. Dolayısıyla eşimin orayı görmesini istedim. Eşim ile tekrar Köyceğiz’e gittik. Seçtiğim yer lüks bir yer değildi. Köyceğiz’ in imkânları ile tek yıldız diyebilirim. Denizi çok güzeldi. Eşim 2-3 gün bana uyduktan sonra onun tarzı bir tatille devam ettik. Bu yaz 2-3 hafta sonra Amerika’ ya annnemi görmeye gidiyoruz. Orası da pek lüks değildir. Güzel bir Amerikan evi ama biraz kamping tarzı yaşayacağız. Bütün kardeşlerim ve onların çocukları 12 kişi bir evde kalacağız. Bir kısmımız yerde yatacağız. Buna telafi olarak eşimle tatilin tam ortasında Hawai’ye gidiyoruz. Birkaç gün lüks içinde kalacağız, sonra tekrar gelip aileye katılacağız.
Son yüzyılın en önemli icadı sizce nedir?
Herhalde cep telefonu. Ben 10 yıldır kitaplarımı hep ekrandan okurum. Ben de 2-3 sene önce verdiğim bilgisayar dersi için bir kitap yazdım. Elektronik Pdf olarak. Kitabın adı Social Issues in Computing. Daha çok etik, güvenlik bu tarz konulara yönelik bir kitap. Kitaba ulaşabilirsiniz, buyrun alın, değiştirin, iyileştirin, düzeltin, sizin olsun. Bu işi para için yapmadım.
Keşke icat edilseydi de hayatımız kolaylaşsaydı dediğiniz bir şey var mı?
Evet, özellikle önümüzdeki günleri düşünerek. Amerika’ a gitmek durumundayım, evim Seattle’da. Seattle Amerika’ nın en kuzeybatı köşesindedir. Kanada hemen altındadır. İstanbul – Seattle uçak ile 26 saat, aktarmalar dâhil. Işınlanmak olmasa da daha hızlı bir uçak olsaydı. Annem çağırsa oraya gitmem 2 günümü alacak. Işınlama çok iyi olurdu.
Çok teşekkür ederiz.